Bu Son Ramazan Olsun

Hicretin ikinci yılında farz kılınan ve İslam’ın beş şartından biri olan Ramazan orucu tam 1400 yıldan beri akıl ve beden sağlığı yerinde olan Müslümanlar tarafından tutulmaktadır.


Eskiden, Ramazan denilince; sahur davulcusu, mukabele, ramazan pidesi, yardımlaşma, iftar topu, mütevazı iftar davetleri, zekât ve fitre müessesesi, Sıla-i Rahim (memleket ziyareti), teravih namazları, akraba, komşu, aile ziyaretleri aklımıza gelirdi.


Fakat şimdi Ramazan denilince, maalesef birçok olumsuzluk aklımıza geliyor. Sakın yanlış anlaşılmasın, olumsuzluklar Ramazan ayının maneviyatıyla ilgili değil, ülkemizin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durumla ilgili olumsuzluklardan bahsediyorum.


Ve bugün Ramazan ayının ilk günü olması münasebetiyle bu olumsuzluklardan hiç bahsetmeyeceğim, sadece bir takım temennilerde bulunacağım.


İnsanların sahur davulcusuna bahşiş verecek parası olmadığı için evde yokmuş taklidi yaptığı bu son Ramazan olsun.


Birçok insanımızın mübarek aya ait pide ve diğer yiyecek, içeceklerin tadını bilmediği sadece adını duyduğu bu son Ramazan olsun.


Adının ve manevi atmosferinin ticarete ve siyasete alet edildiği bu son Ramazan olsun.
Çocuklara bayramlık alınamadığı, bayram harçlığı verilemediği bu son Ramazan olsun.
İnsanların yakınlarını iftar yemeğine davet etmekte zorlandığı bu son Ramazan olsun.
Zekât verecek herhangi bir mal varlığı olmayanların fitresini ödemek için bile borç aldığı bu son Ramazan olsun.


Çok değil yalnızca beş yıl önce, 35 lira olan Kırmızı Et, 6,99 lira olan benzin, 6,31 lira olan Euro, 5,62 lira olan Dolar, 379 lira olan Çeyrek Altın başta olmak üzere bütün ürünlerde zam üstüne zam yaşandığı bu son Ramazan olsun.


Zekât ve fitrenin kişinin keyfine göre hesaplandığı veya hiç verilmediği bu son Ramazan olsun.
Komşusu, akrabası, arkadaşı muhtaç iken, zekât ve fitrenin yurtdışına gönderildiği bu son Ramazan olsun.


İftar sofralarının baş konuklarının zenginler ve/veya oruç tutmayanlardan oluştuğu bu son Ramazan olsun.
Evladın ana-babaya asi olduğu bu son Ramazan olsun.


Gençlerimizin işsizlik, yolsuzluk, hırsızlık, yalan, talan, uyuşturucu, alkol ve ahlaksızlıkla mücadele ettiği bu son Ramazan olsun.


Kaynağı belirsiz paralarla uçsuz bucaksız iftar sofralarının kurulduğu bu son Ramazan olsun.
Kamu ve özel sektör çalışanlarının orucu bahane ederek işten kaytardığı bu son Ramazan olsun.
Bir takım cahillerin, “ben oruç tutunca sinirli oluyorum” yalanının arkasına sığınıp, çevresindeki insanları kırıp, incittiği bu son Ramazan olsun.


Türk devletini, kolluk kuvvetlerini ve devlete hizmet eden herkesi hedef tahtasına koyan vatan haini teröristlerin nefes alıp verdiği bu son Ramazan olsun.


Kafamızı çevirdiğimiz her yerde kanunlara aykırı bir şekilde yabancı dille yazılmış tabelaları gördüğümüz bu son Ramazan olsun.


Suriye, Irak, İran ve Afganlılar başta olmak üzere ülkemizdeki milyonlarca sığınmacıyla birlikte geçirdiğimiz bu son Ramazan olsun.


Siyasette argo dilinin kullanıldığı, hakaret ve küfürlerle devam eden seviyesizliğin sergilendiği bu son Ramazan olsun.


Bordrolu çalışanların ve emeklilerin yoksulluk sınırı altında maaş aldığı bu son Ramazan olsun.
Milyonlarca işçinin hakkına üç-beş sendika ağasının çöktüğü bu son Ramazan olsun.
Kamudaki tayin, terfi ve atamalarda liyakatin değil referansın ölçü alındığı bu son Ramazan olsun.
Namaz, Oruç, Hac, Zekât, Kur’an ve diğer ibadetleri yerine getirmenin ölüme varan cezalarla karşılık bulduğu Doğu Türkistan’da Çin zulmünün devam ettiği bu son Ramazan olsun.
Suriye, Irak, İran, Çin, Rusya ve dünyanın diğer bölgelerinde soydaşlarımız için esaret altında geçen bu son Ramazan olsun.


Bazı oruç tutanların tutmayanlara kin ve nefret kustuğu, oruç tutmayanların da tutanlarla alay ettiği bu son Ramazan olsun.


Evet, kötü fiillerle anılan bu son Ramazanımız olsun ve bundan sonraki Ramazanlarımız olması gerektiği gibi olsun.

İmam Hüseyin SAVAŞ
11.03.2024 / AYDIN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İmam Hüseyin Savaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfagaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfagaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Urfagaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfagaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Şanlıurfa'da AK Parti'nin 31 Mart Yerel Seçimlerinde Aldığı Sonuçların Nedeni Sizce Nedir?