Ekonomi ve İthal Başkan

Sosyal medyada bir video dolaşıyor. Videonun konusu;  kız isteme.

Ailenin birisi tek evladını özene bezene büyütmüş, okutmuş sonuçta tanınmış bir kuruluşta iş sahibi yapmış. Tabii sıra gelmiş evliliğe. Her anne baba çocuğunu evlendirmek, mürüvvetini görmek ister. Bu düşünceyle araştırmışlar, soruşturmuşlar nihayetinde uygun bir gelin adayını bulmuşlar. Adet gereği çiçek ve çikolata alıp kız evine gitmişler. Hoş beş sohbet faslından sonra oğlan babası uygun fırsat bulup der ki;

-“Geliş sebebimiz şudur ki Allah’ın emri Peygamberimizin kavliyle kızınızı oğlumuza istiyoruz.”

Kız babası;

-“Oğlunuz ne iş yapıyor” der.

--“Oğlumuz Merkez Bankası başkanı

-Keşke düzenli bir işi olsaydı”

-“Biz de öyle olmasını isterdik ama isterseniz bugün nişan yapalım sigortalı bir iş bulduğu zaman da düğün yaparız.”

-“Hele bir iş bulsun sonra düşünürüz.”

İşin esprisi bir yana Merkez Bankasına başkan dayanmıyor. Son beş yılda beş başkan değişti. Hiçbir başkan dört yılık yasal sürelerini doldurmadı. En son 8 Haziran 2023 günü büyük ümitlerle ABD’den getirilen Hafize Gaye Erkan ancak 7 ay dayanabildi.

Geçtiğimiz 2 Şubat 2024 günü görevden alınan Hafize Gaye Erkan başarısız mı oldu? Kendi deyimiyle itibar suikastına mı uğradı? Perde gerisinde uğraşanlar mı oldu? Yoksa faizi yükseltmek için maşa olarak mı kullanıldı? Bilemiyoruz ama bildiğimiz o ki yerine Fatih Karahan atandı.

Yeni başkan kim?

Bildiğimiz kadarıyla o da ABD kaynaklı. Üstelik Pennsylvania Üniversitesinde doktora yapmış…

“Pensilvanya” dedikse aklınıza başka bir şey gelmesin. Konuyu dağıtmadan soralım;

Neden hep ithal başkan?

Hatırlanacağı üzere 2001 yılında rahmetli Bülent Ecevit döneminde ekonomik kriz yaşanmıştı. O günlerde ABD den getirilen Kemal Derviş’in uyguladığı politikalarla Türkiye ekonomik krizden çıkmış semeresini de AKP hükümeti görmüştü.

22 yıl sonra bugün yine kriz yaşanmakta. Ekonomik göstergeler iç açıcı değil. Çare  kopyacılıkta aranmakta.  “Ecevit döneminde nasıl ki Kemal Derviş ABD den getirilip ekonomi düzeldiyse biz de aynı yolu deneyip ABD den birini getirirsek döviz gelir, yabancı sermaye gelir ve ekonomi düzelir” düşüncesiyle hareket edilmekte.

Nitekim Önce Hazine ve Maliye Bakanlığına Mehmet Şimşek ardından Merkez Bankası Başkanlığına Hafize Gaye Erkan getirildi. Geçen süre zarfında ekonomide iyileşme görülmedi. Hiç zaman kaybedilmeden bu kez Fatih Kahraman getirildi. Kim bilir belki de yarın bir başkası denenecek.

Kimseyi eleştirmiyor ve küçümsemiyoruz. Elbette ki gerek bakan olsun gerekse Merkez Bankası Başkanlığına getirilenler olsun hepsi de dallarında uzman olmuş saygı duyulacak kişilerdir.

Ancak unutulan veya hesaba katılmayan bir durum var.

Birincisi: Yabancı sermaye yatırım şeklinde gireceği ülkede öncelikle güven ve istikrar arar. Bu hususlar sizde yoksa isterseniz ayda bir Merkez Bankası başkanını değiştirin sonuç değişmez ekonominiz düzelmez.

İkincisi: İflas etmiş politikalar terk edilmelidir. Borç alımları durdurulmalı ekonomi ıslah edilmelidir. İhtiyaç duyulan yapısal reformlar hemen gerçekleştirilmelidir. Bütçe açıklarının asgariye indirilmesi enflasyon ve faizlerin düşürülmesi, kaynak kaybının önlenmesi, üretim ve ihracatın arttırılması, sosyal dengelerin yeniden kurulması ve topyekün bir kalkınma seferberliğinin başlatılmasıdır.

Benden bu kadar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Yalçın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfagaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfagaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Urfagaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfagaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Şanlıurfa Milletvekillerinin 3 aylık performansını nasıl buluyorsunuz?
Tüm anketler