Cefakar Bir Anne Varmış!

Çok eski zamanlarda vefâkar ve de bir o kadar da cefâkar bir anne varmış. Bu anne ki Mezopotamya'da doğmakla hayata zaten bir sıfır yenik başlamıştı. Çünkü o anne çocuk yaşta denilebilecek bir yaşta,evlendiriliyor ve tam tamına dokuz tane çocuk dünyaya getiriyor. Bu anne zamanında töre kurbanı olmuş,mağdur edilmiş.
Bu anne, çocukluğunu yaşayamamış.
Bu anne, yedi çocuk annesi iken eşi ikinci bir evlilik yapıyor ve maalesef ki o yedi çocukla onu ortada bırakıyor. Kocasının ara da bir gel gitmelerle iki çocuk daha dünyaya getiriyor. Ama bakıyor ki baba figürünün zerre ona maddi manevi faydası yok. Tam tersine Kadriye anne bakmış ki geliyor üstüne üstlük ona zarar vermekten başka bir şey yapmıyor. Git demiş Kadriye anne git, git bir daha gelme . Evet, töre gereği boşanamazdı. Kaderine razı olmaktan başka bir şey yapamazdı. Tüm olanlara rağmen o vicdansız eşini çok seviyormuş ama malesef ki değil sevmek onlara eşit bile davranamamıştı. Onu ve diğer kadını bir tutmamış.İkinci eşi başına taç ederken Kadriye anneyi evlendikten sonra yok saymış. Ama o bir anne idi tam tamına dokuz tane çocuk için kendisinden vazgeçmiş. Bu saatten sonra kendini çocuklarına adamış. Eşi ne yazık ki adil davranmadığı için varlık için de yokluğu yaşamış. Yetim olsalar millet, konu komşu hayratını onlara yapardı. O öyle gururlu ve de onurlu imiş sırrını kimselere açıklamamış. Ama çocuklarına yememiş yedirmişti. Giymemiş giydirmişdi. Aklınca benim hayatım artık gitti demiş bari çocuklarımın hayatı kurtulsun, demiş. Hatta çocukları içinde okuyanları, kendi imkanlarıyla çok zor şartlarda okutmuş.Okumayanları ise evlendirip ev bark sahibi yapmış. Lakin gelin görün şimdi Kadriye anne çok çok yaşlanmış bir başına kalmış. Bakıma ilgiye ve de sevgiye muhtaç.
Evlatları çok çok hayırsız babaları gibi sütü bozuk çıkmışlar. O annenin yaptığı fedakarlıklar malesef ki gözardı edilmiş. Tam tamına dokuz çocuk dile mi kolay lakin gel gör ki o anne ki şimdi ortalarda biz Kürtler de kullanılan bir söz ( mira hesti devi kuçıka vırda vıda rezil biye) Köpeğin ağzındaki kemik gibi ordan buraya savrulup rezil olmuştu.
Şimdi sorarım size kıyamet kopmasın da ne olsun?
Şimdi sorarım size yer yarılmasın da ne olsun?
Şimdi sorarım size gök yıkılmasın da ne olsun?
Offf offf zihniyet o ki töre o ki o anne huzurevine de gitmiyordu.
Şerefli çocuklarına o adı da yakıştırmıyordu. Aslında benim düşünceme göre bütün iş gene annede bitiyordu çünkü anne okursa çocuk aydınlanırdı. Çocuk değişirse zihniyet de değişir ve de dünya daha güzel yaşanılır bir hal alırdı... Ama her şey gene anne de bitiyordu.Çünkü Kadriye anne çocukları yetiştiren ne yazık ki çok hata yapmış. Her şeyden önce çocuklarınızı yetiştirirken onları ahlak ve vicdan sahibi bireyler olarak yetiştirin. Hakkı/ hukuku gözeten ve hakkı koruyan bireyler. İşte o annenimizin tek hatası bu idi o çocuklarını okuyun büyük adam olun derken insan olun evladım, önce insan olun demeyi unutmuştu. Onun için şimdi o insanlıktan nasibini almamış çocukları yüzünden o da ortalar da rezil olmuştu vesselam...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Meral Bayat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfagaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfagaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Urfagaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfagaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Şanlıurfa Milletvekillerinin 3 aylık performansını nasıl buluyorsunuz?
Tüm anketler