Adı Emine... Hayatı Kime Ne...

Adı Emine... Hayatı Kime Ne...

Hayat hikayesini anlattı. İnsan olanın yüreği paramparça oluyordu.


Aslında o da Mezopotamya'nın kırgın çiçeklerinden sadece biri idi. Evet bazı durumlarda coğrafya kaderdir,ben de malesef ki katılıyorum. Çünkü Emine Teyze, başka bir coğrafyada doğsaydı belki hayatı böylesi acılar içinde geçmezdi. Emine Teyze, yaşlı mı çok yaşlı hatta bakıma muhtaç. Güzeller güzeli Emine teyzem ama ne yazık ki yüzünün ve ruhunun güzelliği kaderine yansımamış. Emine Teyze'nin babası onu yirmi yaşındayken elli yaşındaki bir adama hem de kuma üstüne verdi. Kumanın çocukları vardı lakin Emine Teyze'ye Rabbim çocuk bahşetmedi. Yıllarca o adama çocuklarına hizmet etti . Ancak yaşlı adam vefat edince kuması ve çocukları Emine Teyze'yi istemediler, hatta o da yetmedi yıllarca ömrünü çürüttüğü saçını süpürge ettiği o evde bir çöp torbasıymış gibi atıldı. Ve köyden sürüldü. Gidecek yeri olmayan yaşlı kadın, baba evine baba ocağıda olmadığından abisine sığınır. Zamanın şartlarıyla bir oda bir salon olan toprak bir eve koyarlar. Emine Teyze'nin yere batasıca töreleri yüzünden ne bir tarlası ne de bir bağ bahçesi vardır...


Sadece devletten aldığı bir yaşlılık maaşı var. Abisi de vefat edince yeğenleri Allah'ın selamını bile vermez olmuşlar. Yaşlı, çok yaşlı bakıma muhtaç damı akan topraklı bir ev, affedersiniz ama hayvan bile bağlasanız belki durmaz! Aslında Emine Teyze ile geçen yıl tanışmıştım. Gene yağmurlu damının aktığı bir gündü. Ve bu yıl tarih sanki bir daha sil baştan tekerrür etti. Gene yağmurlu bir gün fakat Emine Teyze hüngür hüngür çocuk gibi ağlıyordu. Halıları/çulları sırılsıklam evin altı toprak her yer çamur,yatağına üstüne bile damdan sanki musluğu bırakmış gibi şarıl şarıl geliyordu. Aslında geçen yıl söz vermiştiler. Evini yapamazsalar da damına bir çadır çekeceklerini söylemiştiler. Lakin nerde? Aradan bir yıl geçmiş fakat ne damda bir çadır ne de evinde bir bakım. Gerekli bir iki yerle görüştüğümde ise huzur evine getirelim, dediler. Bence de çok güzel bir fikir lakin zihniyet o ki ölsem de yerimde yurdumda öleyim... Hayırsız yieğenlerine laf getirmeyim, der. İşte burda coğrafya kaderdir mantığı ve zihniyeti devreye giriyor. Ne kadar kötü olsalar da ailesine aşiretine laf söz gelmesin diye o kadar cefaya/çileye katlanıyorlar. Benim görüşüm ise açık ve net bana hayrı veya faydası dokunmayanın kesinlikle düşünmeyeceksin. Yere batasıca isimleri, yere batasıca töreleri. Acaba Mezopotamya da Emine Teyze gibi hayata kırgın kaç solan çiçek var? Gerçekten merak ediyorum... ediyorum vesselam...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Meral Bayat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfagaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfagaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Urfagaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfagaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Şanlıurfa Milletvekillerinin 3 aylık performansını nasıl buluyorsunuz?
Tüm anketler